HANGİ PIRLANTA SEÇİLMELİDİR?
Her ne kadar pırlanta, özünde bulunan 4C özelliklerinin
birleşimine bağlı olarak tanımlansa da; taşın kendine özgü
güzelliği onun bir özellikler listesi içermesinden daha da öte bir anlam taşır.
Bu aynen kişinin sevdiği kişiyi anlatmaya benzer; boyunu ya da göz rengini
belirterek bu kişiyi tanımlayabilir ama onun kişi için ifade ettiği anlam
fiziksel tanımların ötesindedir. Pırlanta için de durum aynıdır. Kişinin
kendine alması ya da armağan etmek için bir pırlanta
seçtiği zaman 4C tablosundaki yeri ne olursa olsun,
o artık özel bir taş olur. Onun gerçek değeri, kutlamakta olduğu özel günün
simgeselliğinde yatmaktadır.
Pırlanta seçiminde öncelikle
taşın karat ağırlığı ve rengi belirlenir.
Daha sonra ise berraklık ve kesim özelliklerine bakılır. Taşa değer
vermek bakımından hiçbir C değeri, bir diğerinden daha değerli değildir
ve hasar görmedikçe taşın değeri asla azalmaz. Önemli olan 4C özelliklerinden
hangisinin müşteri için önemli olduğunu bilmektir. Unutulmamalı ki pırlanta
fiyatı 4C’nin taş üzerindeki etkilerine bağlıdır. Fakat fiyat her şey demek
değildir. Önemli olan pırlantanın takacak kişi üzerinde yaratacağı etkidir.
Küçük bir pırlanta ile insan sevdiği insana sevgisinin büyüklüğünü
gösterebilir.
İlk önce unutulmaması gereken ilk
şey bunun bir simge olduğu küçükte olsa sevdiğimiz insanı onurlandırmak için, o
anı unutulmaz yapmak için alınması gerektiğidir.
Kalite ikinci önemli unsurdur. Bütçeye
göre taşın kalitesi ve büyüklüğü arasında bir denge aranmalıdır. En önemli
kalite unsuru renktir. İlk bakıldığında renk en kolay ayırt edilecek unsurdur.
Yani taşın ilk ayrıt edilen özelliği renktir. Taşın parlak olmasına kesiminin
düzgün ve boyutunun da çok küçük olmamasına dikkat edilmelidir.
Üretici firmadan sertifika
istenmeli kalite özellikleri yazılı olarak beyan edilmelidir. Pırlantanın
montürünün çok ince olmaması cilasının iyi olmasına dikkat edilmelidir. Taşın
takıldığı tırnakların çok ince olmamasına, taşın düz ve orantılı takılmış
olmasına dikkat edilmelidir. Yüzük ölçüsü ne çok dar ne çok geniş olmalıdır.
Önemli olan yüzüğü parmağa takarken rahat olması değil taktıktan sonra rahat
olmasıdır. Eklem yerinden geçerken biraz zorlanması son derece normaldir aksi
takdirde parmaktan düşüp kaybolabilir.


