PIRLANTANIN ANATOMİSİ

Pırlanta taç, kemer ve külah olmak üzere üç bölümden oluşur. Pırlantada toplam 57 faset bulunur. Faset, ışı yansıtan açılı yüzeylere denir. 57 faset optimal fasettir. Daha fazla yapılırsa fire oranı artar ve pırlantanın karat ağırlığı azalır. Daha az olduğunda ışığı yansıtması azalır. Kemer, taç ve külah arasında bulunur. Kemerin üstünde bulunan bölüme taç denir. Taç bölümünde 33 adet faset bulunur. Taç bölümünde bulunan fasetlerin sayısı fazla olduğu için, bu bölümde daha fazla yansıma ve parlaklık gözlenir.

Kemer bölümü, doğal, cilalı ya da fasetli olabilir. Kemerin kalınlığı pırlantanın parlaklığını etkiler. Kalın kemerli bir pırlanta daha mat görünür. İnce kemerli bir pırlanta ise mıhlamaya karşı dayanıksızdır. Kemer pırlantayı sağlam tutan önemli bir bölümdür.

Kemerin altında bulunan huni şeklindeki bölüme külah denir. Külah bölümünde 24 adet faset bulunur. Külah bölümü pırlantaya giren ışığın dışarıya yansımasını sağlar. Külah ne kadar doğru açıyla kesilmişse, pırlantaya giren ışık taçtan daha fazla yansıyarak çıkar. Böylece pırlantada en fazla parlaklık ve ışıltı elde edilmiş olur. Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir. Böylece pırlantanın en hassas kısmı olan ucunun hasar görmesi engellenmiş olur. Çok sert bir mineral olmasına rağmen belirli yönlerden gelen darbelerden zarar görebilir ve kırılabilir.

Taçta daha fazla sayıda fazla olduğu için ışık yansıması ve dolayısıyla parlaklık da daha fazla olur. Bu yüzden taşın geneline göre daha beyaz görünür.

Farklı kesimler olmakla birlikte en meşhur elmas kesimi 57 yüzeyli kesimdir. Üst kısım olan taçta 33 ve külahta 24 yüzey vardır. Üstteki yüzey en büyüğüdür. Faset dağılımı şöyledir.

Taç

Üst tabla:                              1

Yıldız faseti:                         8

Bezel faseti:                         8

Üst yarım faseti                16

Toplam :                              33

 

 

 

Külah

Alt yarım faseti:                16

Külah Yıldızı faset:             8

Toplam :                              24          

Her pırlantanın kendisine ait ve benzersiz bir takım özellikleri ve orantıları vardır.

Çap: kesilmiş bir taşın bir kenarı ile diğer kenarı arasında ölçülen genişlik uzunluğudur.

Tabla (üst yüzey) : Pırlantanın en üstünde bulunan tıraşlı geniş yüzeydir.

Taç: Pırlantanın kemerin üstünde kalan bölümdür.

Kemer: Pırlantanın tacı ile külahının birleştiği kenardır.

Külah: Pırlantanın kemerinden kuletine doğru uzanan alt kısmıdır.

Derinlik: Pırlantanın tablasından kulete kadar ölçülen toplam yüksekliktir.

Kulet (külah ucu) : Kesilmiş bir pırlantanın en alt kısmındaki küçük yüzey ya da noktadır.



 





 

PIRLANTA NASIL FİYATLANDIRILIR?

Elmaslar ilk bulunduğu zaman Hindistan’da rengine göre kalitelere ayrılırdı. Alt sınıflara sarı elmaslar layık görülürken, krallara daha nadir bulunduğu için renksiz elmaslar layık görülürdü.

Daha sonra Hintli tacirler elması Venedik ve oradan Avrupa’ya taşımaya başlayınca elmasa parlaklıkla beraber rengine göre (örnek: nehir rengi elmas) isimler bulundu. Daha sonra Güney Afrika madenlerinin bulunuşuyla elmasın rengi, çıkarıldığı madenin ismi ile nitelendirildi. (örnek: Wesselton)

Günümüzde pırlantayı değerlendirmek bu kadar karışık değil. Birkaç harfi kullanarak pırlantanın kalitesine karar verebiliyoruz.

Pırlantanın kalitesine 4C standartları sayesinde karar veriyoruz. Bunlar ingilizce; Cut  ( Kesim ), Clarity ( Berraklık ), Color ( Renk ) ve Karat ( Karat Ağırlığı )’nın baş harfleri olan 4C’nin akılda kalması için ortaya çıkarılmıştır.

Pırlantanın 4C Özellikleri: Pırlanta Kesim, Renk, Karat ve Baraklığına göre dört farklı özelliği vardır. Bu dört özellik pırlantanın değerini belirler. Biz buna pırlantanın 4C kuralı diyoruz. Bu 4C kuralları sayesinde pırlantaya standart getirilmiş ve böylece ticareti kolaylaşmış olmaktadır. Pırlantanın 4C kuralı pırlantanın hangi şekilde kesildiğini, pırlantanın rengini, pırlantanın büyüklüğünü (ağırlığını) ve pırlantanın saflığını belirler. Bir pırlanta renk olarak beyaz renge yakınsa, karat olarak ne kadar büyükse ve üzerinde gözle görülemeyen noktalar ne kadar azsa pırlanta o kadar değerlidir. 

4C kuralları nasıl işler? En önemli kural hangisidir? Göz önüne alınması gereken en önemli husus, hiçbir kuralın bir diğerinden daha önemli olmadığıdır. Kişinin bütçesine, satın alma nedenine, takının tasarımı ya da mücevherin çeşidine uyum sağlamak üzere 4C kurallarının herhangi bir karışımı seçilebilir.

KESİM/CUT

Pırlantanın 4C özelliklerinden renk, berraklık ve ağırlık taşın doğasından gelirken, insan eliyle yapılan kesim, taşın göz kamaştıran ışıltısını, pırıltısını, civelekliğini ve ateşini, kısaca bütün güzelliğini ortaya çıkaran en önemli etkendir. Kesim ustalığı pırlantayı sadece şekillendirmiyor, asıl olarak ondan gelecek yansımanın kalitesini arttırarak taşın pırıltısını ve ışıltısını ortaya çıkarmış oluyor. Yani o, pırlantanın gözümüze nasıl görüneceğini belirliyor. Boyutu ve şekli ne olursa olsun iyi kesilmiş bir pırlanta son derece parlak ve çekici görünürken daha düşük kalitede kesilmiş bir taş hangi berraklık derecesine sahip olurlarsa olsun koyu renkte, mat ve cansız görünecektir. Kesimin hassasiyeti ve inceliği, pırlantanın ışığı yansıtma ve kırma oranlarını belirler. Doğru oranlarda kesilmiş pırlantanın bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak taç denilen üst kısmından yayılır. Kesim çok derin veya çok sığsa, ışığın bir kısmı pırlantanın külah olarak adlandırılan alt kısmından ve kenarlardan kaçar bu da pırlantanın yeterince parlamamasına neden olur.

Doğru oranlarda kesilmiş bir pırlanta sadece göze güzel görünmez aynı zamanda görünüm-ağırlık dengesi de iyi kurulmuş olur. İdeal kesilmiş bir pırlanta derin kesilmiş bir pırlantadan hem daha parlak hem de daha geniş bir yüzeye sahip görünür. Buna karşılık sığ kesilmiş bir pırlanta üstten bakıldığında yüzeyi daha geniş gözükür ama parlaklığını kaybettiğinden dolayı değeri önemli ölçüde azalmış olur. 

Kesim sözcüğü temelde iki şey ifade eder, birincisi vasattan mükemmele uzanan kesim kalitesini, yani doğru oranlarda ve açılarda kesilmiş mi? Simetrisi doğru mu? Cilası güzel yapılmış mı? İkincisi ise pırlantanın kesim şeklini yani biçimini ifade eder. Yuvarlak, kare, damla ya da kalp en çok biline kesim şekilleridir. Bununla beraber ilerleyen teknoloji sayesinde çok daha farklı şekiller ve kesimler de ortaya çıkmaktadır. Biçimi nasıl olursa olsun iyi kesilmiş bir pırlanta, o biçimin ideal ölçülerine göre kesilmiş pırlantadır. Kesim değerlendirmesinde taş ve külah açıları temel alınır. Kesimin doğru açılarda yapılmış olması ışığın pırlanta içinde doğru açılarla kırılarak, optimum düzeyde taç kısmından yansımasını sağlar.

Pırlantanın kesim işlemi tamamen insan yeteneği ve bilgisine bağlıdır. Aynı zamanda bir sanat dalı olarak da görülebilir. Pırlantanın kesimi çok derin ya da çok sığ olduğu zaman ışığın fasetlerinden yansıması zorlaşır, ışık kaybına neden olur. Bu sebepten kötü kesilmiş taşların değeri buna bağlı olarak azdır. Ancak bir pırlantanın iyi bir kesimde olabilmesi için en iyi ölçülerde kesilmesi ışığı bir fasetten diğerine yansıtması ve ışığın tabla fasetinden dışarı çıkması gerekmektedir. Bu durumda maksimum parlaklık ve ateş görülür. Külah derinleştikçe ışığın yönü değişir ve büyük kısmı kaybolur. Taşın içi karanlık görünür. Bu taşa ‘ölü taş’ denir. Külah açısı daraldıkça kemerin yansıması tabla içinde görülür. Bu taşa ‘balıkgözü’ taş denir.

Pırlantanın taç ve külah açısı, tabla ve külah ucu, taç yüksekliği ve külah derinliği kabul edilebilir aralıklarda olmalıdır. Her fasetin şekli, pozisyonu ve oranları kontrol edilmeli ve bir örnek ile karşılaştırılmalıdır.
Kesim ustasının amacı en büyük ve güzel pırlantayı ham elmastan kesebilmektir. Bazı taşların kesiminin kötü olmasının sebebi, kesim ustasının en güzel pırlanta yerine en büyüğünü kesmeye çalışmasından kaynaklanmaktadır. Satın alma sırasında nadirliğinin yanında pırlantanın kesimi de o derece önem taşır. Geçen yüzyıllar boyunca kesim stilleri daha parlak ve ışıltılı pırlanta elde etmek için geliştirilmiştir.

Elmas kesimi ustalık gerektiren, zor bir iştir. Genelde kesimin her aşaması için ayrı uzman kişiler çalışmaktadır. Zamanımızda otomatik makinelerin ortaya çıkmasıyla insan katkısı minimuma indirilmiştir. İyi kesilmiş bir pırlantanın ışıltısı ne kadar büyük göründüğünü ciddi biçimde etkiler. Bu yüzden karşılaştırma sadece karat ağırlığına göre yapılmamalıdır.

DOĞAL HAM (KESİLMEMİŞ) ELMAS

Elmas kesimi; hayal gücü, beceri, eğitim ve sabır gerektiren, çok hassas bir iştir. Eski zamanlarda elmaslar kesilmeden bırakılırlardı. Montürlerinin derinliklerine yerleştirilip sadece üst yüzeylerinin yumuşak parlaklığı dışarıda kalır, karanlık ve gizemli gözükürlerdi. 14. yüzyıla gelindiğinde sanatkârlar taşların ışık saçması için gerekli olan karmaşık kesme ve cilalama tekniklerini araştırmaya başladılar. Bütün bu teknikler günümüzde de geliştiriliyor ve yenileri bulunuyor. Günümüzde, kesim ustalarının geleneksel yöntemleri yerini, gelişmiş bilgisayar teknolojilerine bırakmıştır.

Doğal elmastan alınan 2 adet ideal kesimli pırlanta. Bu örnekte 1 tanesi 1 karat civarı diğeri 0.50 karat civarıdır. Ayni doğal elmastan alınan 2 adet maksimum karatlı pırlanta ancak ideal kesim değiller. Bu örnekte  2 adet 1 karat civarı pırlantadır.

Kesimin hassasiyeti ve inceliği, pırlantanın ışığı yansıtma ve kırma oranlarını belirler. Kesim ne kadar iyiyse, pırlantanın parlaklığı, ışıltısı ve kıvılcımı o kadar artar. Doğru oranlarda kesilmiş pırlantanın bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak "taç" denilen üst kısmından yayılır. Kesim çok derinse, ışığın bir kısmı pırlantanın "külah" olarak adlandırılan alt kısmından kaçar. Kesimin yeterince derin olmaması da ışığın külahtan kaçmasına yol açar ve pırlantanın yeterince parlamamasına neden olur.

PARLAKLIK, SAÇILIM VE PARILDAMA

İyi bir orantıya sahip pırlantalar üç tip farklı ışık özelliği gösterirler. Parlaklık, saçılım ve parıldamadır.

Parlaklık: Bir pırlantanın yüzeyine çarpan ışık demetleri, ya pırlantanın tıraşlı üst yüzeyinden geri yansırlar ya da pırlantanın içine girerler. Yansıyan bu ışıma, pırlantanın parlaklığı olarak kabul edilir. Parlaklık, taşın içine bakıldığında görülen beyaz ışığın parlamasıdır. Fasetlerden yansıyan toplam ışıktır.

Parıldama: Parıltı, pırlanta ileri geri hareket ettirildiğinde oluşan renk parlamasına parıldama adı verilir. İyi bir pırlanta seçmek için, ışığa tutulduğunda ışığın taşın